Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Abdurrahman Adıyan
a.adiyan@hotmail.com
Kasket Serüveni
20 Ocak 2013 Pazar Saat 22:48
Abdurrahman Adiyan /soğuk olurdu yöremizin kışları

çeşmelerde salkım salkım buzlar

buzdan dağdı sanki muradiye şelalesi

bir karış buz olurdu erçek gölü’nde

kızak kayardı çocuklar

korku nedir bilmezlerdi

onlara eğlenceydi fakat

kaçakçılar yol alırdı bu gölde

gece

ay ışığında

korku nedir hiç bilmezlerdi

vakit, osmanlı’nın gün batımıydı

beyden, paşadan biraz töreden biraz inançtan

kılıfına uydurulmuş yasadan/ ablukalar

cumhuriyete şafak söktüren

alaca güçlerin amansız baskınları

cirit atıp durmaktaydı

doğusunda acem kuşağı, kehribar, kına

güneyinde şam halısı, tütün tabakası

ve beride yani şarkta ekmek kavgasına

yağız atlarıyla zamanı mahmuzlayan

kaçakçı kervanları, at nalları

feqî yusuf ve arkadaşları

bir kamer

suyun aksi

bir de alaca karanlıkta

parabellum şavkırdı bellerde

kaçakçı gecelerinin vazgeçilmez

türküleri, ağıtları, kürtçe sıtranları

bir cigara sarımlık hasbıhalleri

yıldıza ve mehtaba karşı yapılırdı

gayri muhabbet seher yıldızına kalsındı

sonra, eve yorgun argın dönüşlerde

onları kapı eşiğinde

ürkek ve tedirgin bekleyen

mübarek eşleri vardı

çocukların yüzlerini güldüren

mutluluk veren

sofralarına bereket katan

yaşam savaşlarının kaçakçı seferleri

bayram sevinci yaşardı âdeta

ne yorgunluk kalırdı ne tasa ne de gam

feqî yusuf

yiğitti

iyi süvariydi

ilim irfan ehli

hem sertti hem de nüktedan

barış güvercini çıkardı her kavgadan

arifti meclislerde

diliydi halkın

efsaneydi söylencelerde

sözlü edebiyatın şairiydi dedem

babam, daha çocuktur o günlerde

cumhuriyet delikanlı çağlarında

dedem ise yaşı kemale ermiş olgundur

lâkin ne acıdır ki zalim kumandan

otuz üç cana ferman vermekte

hepsi yöremizde gözler önünde olup bitmekte

buna rağmen ne kaçakçıdır ne de feodal

yeğeninin adını “hürriyet” koymuştur babam

omuzları nasır bağlamıştır

toprak damlara novayla çamur taşımaktan

bir de amerikan süt tozuna para yetirmekten

fakat nafaka, her zaman adımlarından ve

bedeninden akıp durdu soframıza

babam delikanlı

cumhuriyet kemale ermiş

milli şef dönemi yitip gitmiştir

dedem yorulmuştur saçı sakalı ağartmıştır

irfana ermiş ama kırklara karışmamıştır

ve lâkin ezan türkçe okunmuş

akif kumda oynamaya yollanmıştır

dedem bir albaya karşı gelmiştir

ondan mıdır, ben bunu bilmem

ben,

ürkek ve korkak büyüyen

gülmek için birkaç saniye düşünen

bu neslin neferiyim

cumhuriyetin babası ölmüştür

babamın babası ölmüştür

dünya bir kasket serüvenine dönmüştür.

Abdurrahman Adıyan

bahar 2005/ van- 27 mayıs 2011/ bursa

Bu yazı toplam 5167 defa okundu.
Bu Yazıya Henüz Yorum Eklenmemiş.
Şu An Sitede
41 Kişi Online
SİTE ANKET
Sitemizi nasıl buldunuz?
Çok İyi
İyi
Orta
Kötü
Çok Kötü
DÜNÜN MANŞETLERi
ETKiNLiKLER  + Ekle 
ARŞİVDE ARA
ÇOK OKUNANLAR